Atınoluk'un tarihi, Osmanlı döneminde Kanuni Sultan Süleyman zamanına yani 1520'lere uzanıyor. Rum varlığı; Midilli'den çalıştırılmak üzere getirilen Rumların zamanla çoğalıp, iskan etmeleri ile, 1820'lerde olmuştur.Adı 1927 yılına kadar Papazlık olarak bilinen bölge, Bu tarihten itibaren Altınoluk adını almıştır.ALtınoluk Tanıtım ve Turistik Yerler
Alpler'den sonra dünyanın oksijen oranı en yüksek yeri olan Altınoluk birçok doğal ve tarihi güzelliğe ev sahipliği yapmaktadır. Yöre halkının "oksijen cenneti" diye adlandırdığı Çam Mahallesi (Altınoluk'tan 2 km yukarıda) büyük kentlerden kaçan, özellikle solunum rahatsızlığı çekenlerin en çok tercih ettikleri yerler arasında birinci sıradadır
İda Dağı’nın (Kaz Dağı) güney eteğinde, Edremit Körfezi’nin kuzey kıyısında, Altınoluk sınırları içerisinde antik bir şehir olan Antandros için antik yazar Strabon, Antandros, üst kısmında Aleksandreia adı verilen bir dağa sahiptir ve bu tanrıçalar, Paris tarafından seçilmek için gelmişlerdir diyerek, Hera, Athena ve Aphrodite arasındaki güzellik yarışması mitosuna Antandros’un ev sahipliği yaptığını vurgulamıştır.
Troas bölgesinde yer alan bu önemli kentin ilk kuruluş evresi hakkında antik kaynaklar farklı bilgiler vermektedir.
Alkaios’a göre bir Leleg yerleşimi; Skepsisli Demetrios’a göre bir Kilikia kuruluşu; tarihin babası olarak kabul edilen Herodotos’a göre bir Pelasg yerleşmesi; Thukydides’e göre bir Aiol yerleşimidir.
Stephanos Byzantios ise Antandros şehrinin, Edonis ve Kimmeris gibi yan adlara sahip olduğunu ve Antandros’un yüz yıl kadar Kimmerler tarafından işgal edildiğini öne sürer. Antik kaynaklardan Virgilius’un günümüze kadar ulaşmış olan Aeneas kitabından elde edilen bilgilerden Antandros kentinin, gemi yapımında kullanılan kerestelerinin şöhretinin ünlü Troia Savaşı’na kadar eskiye gittiği görülür.
İda Dağı’ndan elde edilen keresteler nedeniyle antik dönemde önemli bir tersane olan Antandros, bu özelliği ile tarih boyunca dikkatleri üzerine çekmiştir.
0 yorum:
Yorum Gönder